<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>workTürk &#187; apollo</title>
	<atom:link href="http://www.workturk.net/tag/apollo/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.workturk.net</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Aug 2010 10:54:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>ilginc bilgiler 2</title>
		<link>http://www.workturk.net/38-en-hizli-kosan-kus-hangisi.html</link>
		<comments>http://www.workturk.net/38-en-hizli-kosan-kus-hangisi.html#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2009 13:46:13 +0000</pubDate>
		<dc:creator>worktürk</dc:creator>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[apollo]]></category>
		<category><![CDATA[ayak]]></category>
		<category><![CDATA[elmas]]></category>
		<category><![CDATA[en hızlı]]></category>
		<category><![CDATA[google]]></category>
		<category><![CDATA[güneş]]></category>
		<category><![CDATA[hangisi]]></category>
		<category><![CDATA[kaşıkçı]]></category>
		<category><![CDATA[koşan]]></category>
		<category><![CDATA[kuş]]></category>
		<category><![CDATA[mors]]></category>
		<category><![CDATA[neden]]></category>
		<category><![CDATA[pusula]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.workturk.net/yeni/?p=35</guid>
		<description><![CDATA[Google reklamlarında karşınıza çıkan soruları merak edenler için ufak bir derleme yaptık En Hızlı Koşan Kuş hangisi? Devekuşları dünyadaki en büyük kuşlardır. Boyları bizim boyumuzdan daha uzundur. Bir devekuşu yaklaşık 2,5 metre uzunluğunda ve ortalama 120 kilo ağırlığındadır.Orta Afrika&#8217;da gruplar halinde yaşayan bu kuşlar uçma kabiliyetine sahip değildirler. AmaAllah (C.C) onlara düşmanlarından kaçmaları için başka [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;"><span style="font-size: medium;"><span style="font-family: Tahoma;">Google reklamlarında karşınıza çıkan soruları merak edenler için ufak bir derleme yaptık</span><br />
</span><br />
<strong><img src="http://img505.imageshack.us/img505/692/celindevekusukh2.jpg" alt="alt" width="300" height="276" /></strong></span></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana;"><img src="http://www.google.com.tr/intl/en_com/images/logo_plain.png" alt="alt" width="276" height="110" /></span></strong></span></p>
<p style="text-align: center;"><span style="font-size: small;"><strong></strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana;">En Hızlı Koşan Kuş hangisi?</span></strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Devekuşları dünyadaki en büyük kuşlardır. Boyları bizim boyumuzdan daha uzundur. Bir devekuşu yaklaşık 2,5 metre uzunluğunda ve ortalama 120 kilo ağırlığındadır.Orta Afrika&#8217;da gruplar halinde yaşayan bu kuşlar uçma kabiliyetine sahip değildirler. Ama<!--filter:allah-->Allah (C.C)<!--/filter--> onlara düşmanlarından kaçmaları için başka bir özellik vermiştir. Uzun bacaklarıyla çok hızlı koşarlar, o kadar hızlıdırlar ki, hiçbir insan koşarak onlara yetişemez. Devekuşu hayvanlar alemindeki <strong>en hızlı koşan kuş</strong> ve 1 saatte yaklaşık olarak 70 kilometrelik bir hıza ulaşabilmektedir. Ve şimdi size çok ilginç bir şey söyleyelim: Devekuşunun her bir ayağında sadece iki parmağı vardır, biliyor musunuz? Üstelik bu parmakların biri diğerinden çok daha büyüktür. Ve devekuşları yalnızca bu büyük parmaklarının üzerinde koşarlar.</span></span></p>
<p>Ayrıca, <em>en hızlı koşan kuş</em> devekuşları hızlı koşmalarını sağlayan uzun bacakları sayesinde usta bir dövüşçüdürler. Ayaklarıyla tekme atarlar ve pençeleriyle düşmanlarına karşı rahatça kendilerini savunurlar.</p>
<p><span id="more-35"></span></p>
<p>Dünyanın bu en büyük kuşunun yumurtası da kuş yumurtalarının en büyük olanıdır. Bu dev yumurtalar için kumda geniş bir çukur kazar ve buraya tüm yumurtaları yerleştirirler. Fakat 10-12 tane yumurtladıklarında çukurun büyüklüğünü de ona göre ayarlamaları gerekir. Eğer devekuşu, çukuru, kumda değil de toprakta açsaydı, bu çok zaman alırdı ve kuşun çok fazla enerji harcamasına sebep olurdu. Gerçekten de kumun taşınması, toprağa göre daha kolaydır. Kumu elinizle bile eşeleyebilirsiniz, fakat toprak için en azından bir kürek gereklidir. İşte bu nedenle,<!--filter:allah-->Allah (C.C)<!--/filter--> &#8216;ın ilhamıyla hareket eden devekuşları kazmak için toprağı değil de en az emek harcadıkları kumu tercih ederler. Sonra da yumurtaların üzerini kolayca yine kumla örterler.</p>
<p>En hızlı koşan kuş devekuşları hakkındaki bir diğer ilginç bilgi de sürüdeki bütün yumurtaların bakımını tek bir dişinin üstlenmesidir. Ancak yuva belli sayıda yavruyu barındırabildiği için bu dişi önceliği kendi yumurtalarına verecektir. Devekuşları kendi yumurtalarını kabukların üzerindeki hava delikleri sayesinde ayırt ederler.</p>
<p>Yumurtadan çıkan yavrular savunmasızdır. Her an yırtıcı bir kuşa yem olabilirler. Ancak, yavrular bir tehlike ile karşılaştıklarında kendilerini korumak için yere yamyassı serilerek ölü taklidi yaparlar. Bu şekilde, düşmanları onların ölü olduğunu düşünerek onlara saldırmaz. Bu taklidi bütün yavrular aynı şekilde uygular.</p>
<p>Daha dünyaya yeni gelen bir kuşun bunu akletmesi veya öğrenmesi imkansızdır! Peki, o zaman nasıl olur da bir kuş doğar doğmaz adeta bir tiyatrocu gibi böyle bir rol yapma yeteneğine sahip olabilir? Cevap çok açıktır.<!--filter:allah-->Allah (C.C)<!--/filter-->, eğiten, öğreten sıfatıyla başka hiçbir savunmaları olmayan bu yavrucaklara böyle etkili bir korunma tekniğini öğretmiştir.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana;"><span style="color: #ff0000;"><img src="http://i34.tinypic.com/2lxjo0x.jpg" alt="alt" width="50" height="38" /><br />
</span></span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana;"><span style="color: #ff0000;">Ay&#8217;a Ayak Basan ikinci insan:</span> </span></strong><span style="font-family: Verdana;"><br />
Ay&#8217;a ayak basan ikinci insan Edwin &#8220;Buzz&#8221; Aldrin. Apollo 11 uzay aracı ile 20 Temmuz 1969 tarihinde Ay&#8217;a ayak basan ilk insan ise Neil Armstrong&#8217;dur. Neil Armstrong&#8217;un Ay&#8217;a ayak basmak ile ilgili olarak söylediği &#8220;Benim için ufak bir adım, fakat insanlık için büyük bir&#8221; sözü, 20. yüzyılın en önemli sözleri arasındadır<br />
</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-family: Verdana;"><img src="http://i38.tinypic.com/6qa6b8.jpg" alt="alt" width="50" height="49" /><br />
</span></strong></span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-family: Verdana;">Pusulayı kim icat etti?</span></strong></span><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Pusulayı MS 100 yılında Çinliler icat etti. Manyetik bir ortamda serbest bırakılan bir objenin kuzeye yöneleceği prensibinden hareketle pusulanın keşfi gerçekleşti.</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;"><img src="http://i34.tinypic.com/96x7w9.jpg" alt="alt" width="50" height="35" /><br />
</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana;">Telgraf&#8217;ı Kim icad etti ilk kimler kullandı?</span></strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">William Cooke ve Charles Wheatstone adlı iki İngiliz 1837 yılında , teller üzerinden elektrik akımı göndererek mesaj iletmeyi başardılar. Böylece ilk elektrikli telgraf makinesı ortaya çıktı. Elektrik akımı, alıcı cihazın kadranındaki bir dizi iğneyi hareket ettirerek ulaştırılacak mesajın ekranda belirmesine yardımcı oluyordu.<br />
</span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">T</span><span style="font-family: Verdana;">elgraf&#8217;ı hiçbir Avrupa ülkesi kabul etmezken, ilk olarak Büyük Osmanlı padişahı <strong>Sultan II Abdulhamid han</strong>&#8216;ın bu mucidi çağırtarak icadını kabul etti ve tüm <strong>köylere kadar </strong>telgraf hatları çektirtti ve kullandı</span><strong><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></strong></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-family: Verdana;">Mors Alfabesi</span></strong></span><span style="font-family: Verdana;"><span style="color: #ff0000;">: </span><br />
</span></span></p>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">1843’ te Samuel Morse, telgraf mesajlarında nokta ve çizgilerden oluşan ünlü Mors Alfabesi’ ni geliştirdi. Morse, Baltimore’ den Washington’ a uzanan 60 km’ lik bir telgraf hattı kurarak, hattı başkanlık seçimleriyle ilgili haberleri iletmek için kullandı. </span></span></div>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;"><img src="http://i35.tinypic.com/143dz6a.jpg" alt="alt" /><br />
</span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana;">Güneş&#8217;in sıcaklığı kaç derecedir?</span></strong><span style="font-family: Verdana;">:</span></span></span></p>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Güneş, Güneş Sistemi&#8217;ndeki en büyük gök cismidir. Çok sıcak ve yanmakta olan bazı gazlardan oluşur. Bu nedenle, yüzeyinde her saniyede milyonlarca atom bombası patlamasına eşit güçte patlamalar olur. Bu patlamalarda boyu Dünyamız&#8217;ın büyüklüğünün 40-50 katı olan alevler fışkırır. </span></span></div>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></p>
<div style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Ateşten bir topa benzeyen Güneş, yüzeyinden çok büyük bir ısı ve ışık yayar. Eğer, Güneş olmasaydı, her zaman gece olurdu ve her yer buzla kaplı olurdu. En önemlisi daha önce söylemiştik ya! Dünya&#8217;da yaşam yani biz olamazdık. </span></span></p>
<p><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Güneş&#8217;in sıcaklığı derece 6000 dış yüzeyinde, içindeki sıcaklık ise 12 milyon derecedir. </span></span></div>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Çünkü, uzay (uzay filmlerinden de hatırlarsınız) karanlık bir yerdir. Dünyamız da bu karanlık yerdeki bir gök cismidir. Bu karanlık yerin içinde Dünyamız&#8217;ı Güneş&#8217;ten başka aydınlatabilecek ve ısıtabilecek bir gök cismi yoktur.</span></span></p>
<p>Ancak, Güneş&#8217;ten yayılan ışık çok parlaktır. Havanın açık olduğu bir günde Güneş&#8217;e bakmayı denemişsinizdir. Hatırlayın bakalım. Birkaç saniye bakınca gözleriniz kamaşmıştı, değil mi? Aslında, Güneş&#8217;e bu parlak ışık nedeniyle doğrudan bakmak çok tehlikelidir. Gözlerimize bu parlak ışık zarar verebilir. Ayrıca, yazın uzun süre Güneş&#8217;te kalmak da tehlikelidir. Hatta, cildimizde uzun bir tedaviyi gerektirecek çok ciddi yanıklar oluşabilir. Çünkü, Güneş&#8217;ten yayılan ısı özellikle yazın çok yüksek olur. Oysa Güneş, Dünya&#8217;ya milyonlarca kilometre uzaktadır ve uzaya yaydığı ısının sadece binde ikisi Dünyamız&#8217;a ulaşır.</p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></strong></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-family: Verdana;"><img src="http://i38.tinypic.com/2hn99ph.jpg" alt="alt" /><br />
</span></strong></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="color: #ff0000;"><strong><span style="font-family: Verdana;">Dünyanın En büyük Elması</span></strong></span><span style="font-family: Verdana;"><span style="color: #ff0000;"> : </span><br />
</span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Topkapı Müzesi&#8217;ndeki ünlü &#8220;Kaşıkçı Elması&#8221; adını nasıl almış? Bu elmas Osmanlı Hazinesi&#8217;ne nasıl girmiş? Elmas kaç karattır? Dünyanın tanınmış elmasları arasında yeri nedir?<br />
Topkapı müzesindeki ünlü elmasa neden &#8220;kaşıkçı elması&#8221; denildiği hakkında muhtelif ler varsa da, kanımca bunların doğru olanı, elmasın kesiminin oval olması ve dolayısıyla da kaşığa benzemesindendir. Elmasın Osmanlı Sarayı&#8217;na nasıl girdiği hakkındaki bilgi de, rivayetten öte değildir. Son yıllarda yeni tartışılmaya başlanan ve doğru olması en muhtemel rivayet şöyledir: 1774 yılında Pigot adında bir Fransız subayı, bu elması Hindistan&#8217;ın Madaras Mihracesi&#8217;nden satın alıp Fransa&#8217;ya götürür. Bir zaman sonra tekrar satılığa çıkartılan elması Napolyon&#8217;un annesi satın alır ve uzun süre göğsünde taşır. Ne var ki, Napolyon sürgüne gönderildiği zaman, oğlunu kurtarabilmek için, annesi de elması mecburen satılığa çıkartır. İşte o sırada, Fransa&#8217;da bulunan Tepedelenli Ali Paşa&#8217;nın bir adamı, paşa adına 150 bin altın ödeyerek elması satın alır ve paşaya getirir.</span></span></p>
<p>Sultan 2&#8242;nci Mahmud zamanında, Tepedelenli Ali paşa, devlete karşı ayaklandığı gerekçesiyle öldürülür, paşanın varlıklarına el konulur ve nesi var nesi yoksa Osmanlı Hazinesi&#8217;ne gönderilir. Böylelikle, Napolyon&#8217;un annesinden satın alınan &#8220;Kaşıkçı Elması&#8221; hazineye girmiş olur.</p>
<p>Kaşıkçı elması&#8217;nın çevresini iki sıra 49 adet pırlanta kuşatmaktadır. Bu haliyle elmas, yıldızların ortasında pırıl pırıl parlayıp gökyüzünü aydınlatan bir dolunayı andırır. Pırlantaların, elmasa ışık ve güzellik vermesi için sonradan, 2&#8242;nci Mahmud tarafından dizdirildiği sanılmaktadır.</p>
<p>Kaşıkçı elması 86 karattır ve dünya&#8217;nın tanınmış 22 elması arasındadır. Dünyanın en büyük elması olarak bilinen 191 karatlık Işık Dağı ya da Kuh-i Nur adıyla tanınan elmas Hindistan&#8217;da bulunmuştur ve bugün, İngiltere Krallık Hazinesi&#8217;ndedir. Adı Farsçada Işık Denizi anlamında olan, uçuk pembe renkli, yassı bir taş olan Derya-i Nur elması ise, yaklaşık 185 kırat ağırlığındadır ve bugün İran Milli Bankası&#8217;nda saklanmaktadır. Bunlara ilaveten, 1853 yılında Brezilya&#8217;da bulunan ve Güney Yıldızı adıyla tanınan 128 karatlık elmasla, Büyük Moğol Elması ve bizdeki 86 karatlık Kaşıkçı Elması, dünyanın en büyük elması ve en değerli 22 elmasın arasında bulunmaktadır</p>
<p><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana;"><br />
</span></strong></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana;"><img src="http://i33.tinypic.com/1j9hr9.jpg" alt="alt" width="50" height="38" /><br />
</span></strong></span></span></p>
<p><span style="color: #ff0000;"><span style="font-size: small;"><strong><span style="font-family: Verdana;">Gökyüzü Neden Mavidir</span></strong><span style="font-family: Verdana;">?:</span></span></span></p>
<p style="text-align: justify;"><span style="font-size: small;"><span style="font-family: Verdana;">Gökyüzünün mavi görünmesinin (dikkat! olmasının değil görünmesinin! çünkü normalde atmosferimiz daha doğrusu hava renksiz bir gazdır!) tek sebebi kırılma hadisesidir.</span></span></p>
<p>Güneş ışınları atmosfere girdiğinde atmosferdeki gaz moleküllerine ve toz parçacıklarına çarparak saçılır. Gün ışığı değişik dalga boylu birçok ışından oluşur. En kısa dalga boylu mavi ışınlar atmosferin üst tabakalarındaki küçük parçacılar tarafından hemen saçılırlar. Fakat kırmız<br />
ışık (ki en büyük dalga boylu ışıktır!) saçılmak için daha büyük parçacıklara çarpmak zorundadır.</p>
<p>Gökyüzü açık olduğunda, mavi ışık diğer ışıklara oranla en fazla saçılan ışıktır. Bu yüzden de gökyüzü mavi görünür. Mesela gökyüzü yoğun bulutlarla veya dumanla dolu olduğunda, tüm ışınlar nerede ise aynı oranda saçılır. Bu da gökyüzünün gri renkte görünmesine sebep olur.</p>
<p>Gün batımında veya doğumunda ise güneş ışınları atmosfere eğik girdikleri için daha fazla yol katetmek zorunda kalırlar. Bu yüzden daha çok ışın ve renk saçılır ve o posterlere konu olan, şahane gün doğumu ve batımını gözlemleyebiliriz. Çok az saçılmış olan kırmızı ışık ise güneşe ve ufuğa kızıl veya portakal görüntü verir.</p>

<p class="sayac_bilgi"><b>Toplam 169, bugün 0 görüntülenme</b></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.workturk.net/38-en-hizli-kosan-kus-hangisi.html/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
